Yumurtalık Kanseri Nedir?

Yumurtalık (Over) Kanseri Hakkında Kapsamlı Bilgi

Yumurtalık kanseri (Over kanseri), kadın üreme organlarından biri olan yumurtalıklarda (overlerde) meydana gelen bir kanser türüdür. Kadınlarda en sık görülen ancak çoğunlukla geç belirti veren kanserlerden biridir. Erken evrelerde pek belirti göstermediği için erken teşhis edilmesi güçtür. Bu nedenle yumurtalık kanseri, kadınlarda kansere bağlı ölümlerde üst sıralarda yer alır. Özellikle menopoz sonrası dönemde daha sık görülür. Her ne kadar bazı durumlarda genç kadınlarda da rastlansa da, ileri yaşla birlikte görülme riski artar. Bu yazıda, yumurtalık kanserinin tanımından belirtilerine, nedenlerinden teşhis yöntemlerine ve tedavisine kadar kapsamlı bilgiler sunulacaktır. Burada paylaşılan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Kesin tanı, teşhis ve tedavi için mutlaka bir uzmana danışılması gerekir.

Diğer Ad(lar)ı

  • Over Kanseri
    “Over” kelimesi tıbbi literatürde yumurtalık anlamına gelir. Bu nedenle yumurtalık kanseri, sıkça “over kanseri” olarak da isimlendirilir.

Yumurtalık Kanseri Tanım

Yumurtalıklar, rahmin (uterusun) her iki yanında bulunan, yaklaşık badem büyüklüğünde iki adet organdır. Bu organlar, kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteronu salgılar. Ayrıca kadın üreme hücresi (yumurta) üretiminden sorumludur. Yumurtalık kanseri, bu organlarda bulunan hücrelerin kontrolsüz şekilde büyümesiyle ortaya çıkar. Kitleler (tümörler) iyi huylu (kist) ya da kötü huylu (kanser) olabilir. Yapılan araştırmalar, saptanan yumurtalık kitlelerinin dörtte üçünün kist (iyi huylu) olduğunu, geri kalanının ise kötü huylu olabileceğini göstermektedir.

Yumurtalık kanseri, her yaş grubunda görülebilmesine rağmen, özellikle menopoz sonrasında daha sıktır. Vakaların büyük bölümünde hastalık geç evrede tespit edilir. Bunun temel nedeni, erken evrede yeterince belirti vermemesi ve yaygın bir tarama testinin bulunmamasıdır. Kanserli kitlenin erken tespiti, tedavi başarısını ciddi oranda artırır. Ancak günümüzde düzenli doktor kontrolleri ve görüntüleme yöntemleri dışında tüm kadınlara uygulanabilecek standart bir erken teşhis yöntemi yoktur.

Yumurtalık Kanseri Belirti ve Bulguları

Yumurtalık kanserinin en önemli sorunlarından biri, erken dönemde spesifik bir belirti vermemesidir. Buna ek olarak, görülen belirtiler sıklıkla sindirim sistemi veya başka rahatsızlıklarla karıştırılabilir. Aşağıdaki belirtiler, ilerleyen aşamalarda veya diğer jinekolojik hastalıklarla birlikte ortaya çıkabilir:

  • Hazımsızlık ve sindirim şikayetleri: Mide ekşimesi, yanma hissi, karın ağrıları ve şişkinlikler. Özellikle yemek yedikten sonra çabuk doyma hissi, gaz ve geğirme gibi belirtiler sık gözlemlenir. Bu belirtiler, bazen peptik ülser veya reflü gibi başka hastalıklarla da karıştırılarak yanlış tedaviye yönlendirilebilir.
  • Karın bölgesinde şişlik ve kitle hissi: Yumurtalık kanseri ilerledikçe karın boşluğunda sıvı (asit) birikebilir veya tümör büyüyebilir. Karındaki bu değişiklik hastanın kendisi tarafından genellikle ilerleyen dönemde fark edilir.
  • Dışkılama alışkanlığında değişiklik: Kabızlık, ishal veya tuvalete çıkma sıklığında artış gibi değişimler olabilir.
  • Vajinal kanama: Adet dönemleri dışında, özellikle de menopoz sonrası dönemde oluşan vajinal kanamalar dikkat gerektirir. Bu, hem yumurtalık kanserine hem de başka jinekolojik hastalıklara işaret edebilir.
  • Alt karın bölgesi veya kasık ağrısı: Başlangıçta hafif ve gelip geçici olabilir, ancak zamanla şiddetlenebilir.
  • Kilo kaybı veya sürekli yorgunluk: Bazı hastalarda açıklanamayan kilo kaybı ve yorgunluk görülebilir.

Hastalık genellikle belirtilerini fark ettirmeden ilerlediği için, birçok hasta doktora gittiğinde kanser ileri evreye ulaşmış olabilir. Bu nedenle özellikle risk faktörlerini taşıyan kadınların düzenli kontrol yaptırmaları önerilir.

Yumurtalık Kanseri Nedenleri ve Riskleri

Yumurtalık kanseri tam olarak hangi mekanizma sonucunda gelişir sorusuna net bir cevap vermek zordur. Ancak bazı risk faktörleri, hastalığa yakalanma olasılığını artırabilir.

  • Aile öyküsü: Ailede (anne, kız kardeş, teyze, anneanne gibi) yumurtalık, meme veya rahim kanseri öyküsünün bulunması, riski yükseltir. Bazı genetik mutasyonlar (BRCA1 ve BRCA2 gibi) kadınlarda hem meme hem de yumurtalık kanserine yakalanma riskini artırır.
  • Hiç doğum yapmamış olmak: Doğum yapmak ve özellikle emzirme süreci, yumurtalıkların belirli bir süre hormonal döngüden farklı şekilde etkilenmesini sağlar. Hiç doğum yapmamış ve emzirmemiş kadınlarda yumurtalık kanseri riski az da olsa artar.
  • İleri yaş: Yumurtalık kanseri vakalarının önemli bir kısmı menopoz sonrasında görülür. Yaş ilerledikçe risk yükselir.
  • İlk gebeliği 30 yaşından sonra yaşamak: Geç yaşta gebelik yaşayanlarda risk bir miktar daha yüksek olabilir.
  • Kısırlık ve kısırlık tedavisi: Kısırlık tedavilerinde kullanılan bazı hormonların yumurtalıkları uyarması, teorik olarak risk artışıyla ilişkilendirilmektedir. Ancak bu konudaki bilimsel çalışmalar hâlâ devam etmektedir ve kesin sonuçlar netleşmemiştir.
  • Yüksek östrojen seviyesi: Uzun süreli östrojen tedavisi, yumurtalık kanseri riskini artırabilir. Özellikle menopoz sonrası dönemde östrojen tedavisi almayı düşünen kadınların, hekim kontrolünde risk değerlendirmesi yapması önerilir.
  • Obezite ve sağlıksız yaşam tarzı: Bazı araştırmalar, aşırı kilolu veya obez kadınların yumurtalık kanseri riskinin bir miktar yükseldiğini göstermektedir. Sağlıksız beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite de genel olarak kanser riskini artırabilir.

Risk faktörlerine sahip olmak, mutlaka yumurtalık kanserine yakalanılacağı anlamına gelmez. Ancak bu faktörlere sahip kadınların doktor kontrollerine özellikle önem vermesi gerekir.

Yumurtalık Kanseri Teşhis Yöntemleri ve Özel Tetkikler

Yumurtalık kanserinde erken teşhis oldukça zordur. Belirtilerin geç ortaya çıkması ve spesifik bir tarama testinin henüz bulunmaması, tanının genellikle ileri evrede koyulmasına neden olur. Ancak çeşitli tetkik ve görüntüleme yöntemleri ile hastalığın saptanması mümkündür.

  • Ultrason (Transvajinal veya Karın Üstü Ultrason): Yumurtalık kanserinin ilk değerlendirmesinde sık kullanılan bir yöntemdir. Transvajinal ultrason, rahim ve yumurtalıklardaki değişiklikleri daha detaylı incelemeye olanak tanır. Karın üstü ultrason da ek bilgi sunabilir.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT) veya Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Yumurtalık bölgesindeki tümörün boyutu, karın içindeki yayılımı ve diğer organlarla ilişkisini değerlendirmek için kullanılabilir.
  • Kan Testleri (Tümör Belirteçleri):
    • CA-125: Yumurtalık kanserinde sık kullanılan bir tümör belirtecidir. Yüksek çıkması, hastalık şüphesini artırabilir ancak tek başına kesin tanı koydurmaz. Bazı iyi huylu durumlarda da CA-125 yüksek bulunabilir.
    • CEA: Genellikle kolon kanserinde takip edilen bir belirteç olsa da, yumurtalık kanserinde de yükselebilir.
    • Diğer belirteçler (HE4 vb.): Yardımcı bilgiler sunabilir ancak tek başına tanı değeri taşımazlar.
  • Cerrahi Yöntemler (Laparoskopi ve Laparotomi): Kesin tanı için genellikle cerrahi girişim gereklidir. Hekim, laparoskopi veya laparotomi sırasında alınan biyopsi örneğini patolojiye göndererek kanserin varlığını ve türünü doğrular.
  • Karın Sıvısı İncelemesi: Karın boşluğunda biriken sıvıda (asit) kanser hücrelerinin varlığı araştırılabilir. Bu yöntem, özellikle ileri evrelerde tümör hücrelerinin yayılımını tespit etmede önemlidir.

Erken teşhise yönelik düzenli jinekolojik kontroller, risk faktörlerine sahip kadınlarda hayati önem taşır. Ailesinde yumurtalık kanseri öyküsü olanlar, genetik danışmanlık alabilir ve BRCA1, BRCA2 gibi gen mutasyonları açısından test yaptırabilir. Bu tür testlerin sonucunda yüksek risk saptanırsa, doktor önerisiyle koruyucu cerrahi seçenekleri bile gündeme gelebilir.

Yumurtalık Kanseri Tedavi

Yumurtalık kanserinde tedavi planı, tümörün tipi, evresi, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve aile planlaması isteğine bağlı olarak değişebilir. Tedavinin temelinde, kanserli dokunun mümkün olduğunca vücuttan uzaklaştırılması yatar.

  1. Cerrahi Tedavi:
    • Yumurtalık kanseri için standart yaklaşım cerrahidir. Hekim, yumurtalık kanserine neden olan kitlenin mümkün olduğunca çıkarılmasını hedefler.
    • Eğer kanser erken evredeyse ve hasta ileride çocuk sahibi olmak istiyorsa, tek yumurtalık ve rahim korunarak kısmi cerrahi yapılabilir. Ancak bu durum, kanser hücrelerinin yayılma riskine göre değerlendirilir.
    • İleri evrelerde genellikle rahim, her iki yumurtalık, karın zarı (periton) ve gerek duyulursa lenf düğümleri alınabilir. Amaç, geride minimal tümör dokusu bırakmaktır.
    • Cerrahi sırasında tümörün mümkün olduğunca küçük parçalara indirgenmesi (tümör debulking) önemlidir. Kalan tümör dokusu 2 cm’den küçük olduğunda, cerrahi sonrası uygulanan ek tedavilerin (kemoterapi, radyoterapi) etkinliği artar.
  2. Kemoterapi:
    • Cerrahi sonrası, geride kalabilecek kanser hücrelerini ortadan kaldırmak için uygulanan ilaç tedavisidir.
    • İleri evre hastalarda veya cerrahi öncesi tümör hacmini küçültmek amacıyla neoadjuvan kemoterapi de uygulanabilir.
    • Tedavinin süresi ve dozu, doktorun belirleyeceği protokollere göre değişir. Yaygın olarak platin bazlı (karboplatin, sisplatin) ilaçlar ve taksan grubundan (paklitaksel) ilaçlar kullanılır.
  3. Radyoterapi:
    • Yumurtalık kanserinde sık başvurulan bir yöntem olmasa da, bazı özel durumlarda kullanılabilir.
    • Tümör dokusunun belirli bir bölgede kalması veya cerrahi sonrasında hastalığın sınırlı bir alana yayılmış olması durumunda ek bir tedavi seçeneği olarak düşünülebilir.
  4. Hedefe Yönelik Tedaviler ve İmmünoterapi:
    • Son yıllarda kanser hücrelerinin genetik ve moleküler özelliklerini hedef alan tedaviler gelişmektedir. Özellikle BRCA mutasyonu taşıyan hastalarda PARP inhibitörleri gibi ilaçlar gündemdedir.
    • İmmünoterapi, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser hücrelerinin yok edilmesini amaçlar. Yumurtalık kanserinde kullanım alanı hâlâ araştırma aşamasındadır.
  5. Destek Tedaviler:
    • Tedavi sürecinde hastanın psikolojik ve fiziksel durumunun desteklenmesi önemlidir. Beslenme planı, ağrı yönetimi ve psikososyal destek tedavinin başarısını olumlu etkiler.
    • Düzenli egzersiz, hafif yürüyüşler ve bedeni çok yormayan fiziksel aktiviteler, hem tedavi sürecinde hem de tedavi sonrasında yaşam kalitesini yükseltebilir.

Yumurtalık Kanseri Erken Teşhis ve Korunma İpuçları

  • Düzenli Jinekolojik Kontrol: Yılda en az bir kez jinekolojik muayene, yumurtalık ve diğer kadın üreme organlarının sağlığını kontrol ettirmek açısından önemlidir.
  • Aile Öyküsünün Bilinmesi: Özellikle anne, kız kardeş, teyze veya anneannede yumurtalık veya meme kanseri varsa, bu durum hekime bildirilmelidir. Ailevi risk taşıyanlar, genetik testler konusunda bilgilendirilebilir.
  • Sağlıklı Yaşam Tarzı: Dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve ideal kilonun korunması, pek çok kanser türünde olduğu gibi yumurtalık kanserinde de faydalı olabilir.
  • Hormonal Tedavilerde Dikkat: Menopoz sonrası östrojen tedavisi düşünen kadınlar, mutlaka risk-fayda değerlendirmesi yapmalıdır.
  • Gebelik ve Emzirme: Araştırmalar, özellikle erken yaşta gebelik ve emzirmenin yumurtalık kanseri riskini bir miktar azaltabileceğini göstermektedir. Elbette bunun uygulanabilirliği kişinin hayat planlaması ile ilgilidir.

Sonuç

Yumurtalık kanseri, kadınlarda kansere bağlı ölümlerin en önemli nedenlerinden biridir. Bunun sebebi, hastalığın erken dönemde genellikle belirti vermemesi ve rutin tarama yöntemlerinin kısıtlı olmasıdır. Menopoz sonrası dönemde daha sık görülmekle birlikte genç kadınlarda da rastlanabilir. Aile öyküsü, genetik faktörler, ileri yaş ve hiç doğum yapmamış olmak gibi risk faktörleri bu hastalığın gelişme olasılığını artırır. Ancak risk taşıyan kişilerde bile düzenli kontroller, erken dönemde teşhis imkânını yükseltebilir.

Teşhis için jinekolojik muayene, ultrason, BT/MR gibi görüntüleme yöntemleri ve kan testleri (CA-125, CEA vb.) kullanılır. Ancak kesin teşhis çoğu zaman cerrahi müdahale ve patolojik inceleme ile konur. Yumurtalık kanserinde temel tedavi cerrahidir. Cerrahi sırasında, tümör dokusunun maksimum ölçüde çıkarılması amaçlanır. Kitlenin boyutunun 2 cm’nin altına indirgenmesi durumunda kemoterapi ve radyoterapi gibi ek tedavilerin başarı şansı yükselir. Kemoterapi, geride kalabilecek kanser hücrelerini yok etmek için uygulanır. Bazı özel durumlarda radyoterapi ve hedefe yönelik tedaviler de gündeme gelebilir.

Hastaların tedavi süreci, psikolojik ve fiziksel açıdan zorlu olabilir. Dolayısıyla tıbbi tedavinin yanı sıra beslenme, ruh sağlığı ve sosyal destek gibi konularda da yardım almak önerilir. Olası belirtilerin farkında olmak ve hekime başvurmak, hastalığın erken tespiti için hayati önemdedir.

Unutulmamalıdır ki bu yazıda yer alan bilgiler, genel bilgilendirme amacını taşımaktadır. Yumurtalık kanserine dair şüphesi olan kadınlar, mutlaka bir jinekoloğa veya bu alanda uzmanlaşmış bir doktora başvurmalıdır. Erken teşhis, tedavinin daha olumlu sonuçlanmasına ve hastaların yaşam kalitesinin artmasına büyük katkı sağlar.

Yumurtalık kanseri tedavi ve tanısına dair güncel gelişmelerin yakından takip edilmesi önemlidir. Yeni ilaçlar ve hedefe yönelik tedavi yöntemleri sayesinde hastalığın tedavisinde her geçen gün daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Eğer aile geçmişinizde bu tür kanser öyküleri varsa veya risk grubunda olduğunuzu düşünüyorsanız, düzenli kontrollerle bu riskleri en aza indirebilir, erken teşhisin avantajlarından yararlanabilirsiniz.

Bir sonraki yazımız Zature Nedir? okumak için tıklayınız.

Back To Top